Ne öykü yazabilirim, ne roman, Ne de köşeye çekilip bilim-kurgu okurum - Narkomanların koğuşunda yatıyorum, Kendim gidiyorum iğneye - iyi geliyor - hissediyorum. Birileri harp yaralarını iyileştirmiş, Birileri öylesine, - geri cepheyi gözetmiş... Ah be gençler - gönül gözü engin, İğnelerden kısa sürede vazgeçin. Ruhuma bir kuşku düştü, Kafamı sorularla deliyorlar, - Koğuşta kalıyorum, yanımda - hapçılar, Koklayıcılar ve iğne yapanlar. Birisi iğneyle ruhunu delmiş, Birisi birden yalnız kalıvermiş... Hey, gençler, bırakın morfini - Siz de deneyin apomorfini! Yan tarafta yabancı bir şizofrenik - Dadısı gizlice kendine aşık. Diyor: "Eğer para olmazsa - Geçerim Zimin Damlası’na". Birisi orada vicdanını iğnelemiş, Kimisi yüreğine anaşa çekmiş... Ah be gençler, szin hakkınızda roman yazmalı, Acı olan o ki - ben roman yazmıyorum.
                               
© Hüseyin Avni Dağlı. Çeviri, 2013